Uzun yıllardır looter shooter türünün en önemli temsilcilerinden biri olan Warframe, rakibi Destiny 2’nin zorlu bir dönemden geçtiği süreçte istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Digital Extremes Başkanı Sheldon Carter, verdiği röportajda stüdyonun son birkaç yıldır “çok büyük bir büyüme” yakaladığını açıkladı.
Warframe son yılların en güçlü dönemini yaşıyor
Sheldon Carter, Warframe’in bugün bulunduğu noktaya kolay ulaşmadığını söylüyor. Destiny serisinin ilk oyunu 2014 yılında piyasaya çıktığında Digital Extremes’in ilk refleksi doğrudan Bungie ile rekabet etmek olmuş. Ancak zaman içerisinde stüdyo bu yaklaşımı değiştirmiş ve kendi topluluğuna odaklanmayı tercih etmiş.

Carter’a göre asıl kırılma noktası ise yaklaşık dört veya beş yıl önceye dayanıyor. O dönemde ekip, Warframe’in büyümesinin durduğunu ve oyunun zirvesine ulaşmış olabileceğini düşünmeye başlamış. Bu değerlendirme sonrasında yeni projelere yatırım yapılmış ve aynı zamanda Warframe’in geliştirilme süreci de yeniden şekillendirilmiş: “Oyunu geliştirme biçimimizi ve oyunu oyunculara tanıtma şeklimizi değiştirdik. Son birkaç yıldır ise kesintisiz ve çok büyük bir büyüme yaşıyoruz.”. Carter, bugün geldikleri noktada Warframe’in oldukça sağlıklı bir oyuncu kitlesine sahip olduğunu ve bunun stüdyoya yeni projeler üzerinde daha rahat çalışma fırsatı verdiğini ifade ediyor.
Soulframe aceleye getirilmeyecek
Digital Extremes’in büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri de yeni oyunu Soulframe. Yaklaşık dört yıl önce duyurulan yapım hâlâ geliştirme aşamasında bulunuyor ve henüz Steam’de yayınlanmış değil. Ancak Carter, bunun bilinçli bir tercih olduğunu söylüyor. Stüdyo, Soulframe’i mümkün olan en kısa sürede piyasaya sürmek yerine yeterli içerik, güçlü bir hikâye ve sağlam oynanış sistemi oluşturana kadar geliştirmeye devam etmeyi planlıyor. Carter’a göre ilk oyundan edinilen tecrübeler her zaman aynı hataların yapılmasını engellemiyor ancak bu hatalardan çok daha hızlı ders çıkarılmasını sağlıyor.
Carter, Destiny 2’nin yaşadığı düşüşün rakip bir stüdyo olarak kendilerini sevindirmediğini de özellikle vurguluyor. Aksine, Bungie ile yıllar içinde oluşan sektör ilişkileri nedeniyle stüdyoda hüzünlü bir atmosfer oluştuğunu söylüyor: “Bu haber geldiğinde stüdyomuzda adeta bir yas havası vardı. Zaman içinde o ekipten geliştiriciler sizin ekibinize katılıyor, insanlar yıllarca Destiny oynayarak bu türü öğreniyor. Bu yüzden aramızda güçlü bağlar oluşuyor.”
Carter, Warframe’in uzun ömürlü olmasının nedenlerinden birinin erişilebilirlik olduğunu düşünüyor. Oyunun hem en yeni konsollarda gelişmiş grafiklerle oynanabildiğini hem de yıllar önce çıkan mobil cihazlarda çalışabildiğini belirten Carter, donanım maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde bunun önemli bir avantaj sağlayabileceğini ifade ediyor. Ona göre oyuncular yeni nesil donanımlara geçmekte zorlanmaya başlasa bile Warframe geniş cihaz desteği sayesinde erişilebilir olmaya devam edecek. Sürekli güncellenen yapısı ve farklı platformlara sunduğu destek de oyunun uzun yıllar boyunca aktif kalmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri olarak görülüyor.







